Doğayla iç içe bir yaşam sürme hayali kuran pek çok kişi için tarla veya arsa üzerine prefabrik ev inşa etmek en pratik çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu süreçte en çok merak edilen ve genellikle yanlış bilinen konu, her araziye istenilen her yapının yapılabileceği düşüncesidir. Oysa Türk İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler, arazinin tapu kaydındaki niteliğine göre çok spesifik sınırlamalar getirmektedir. Tarlaya prefabrik ev koyma şartları nelerdir sorusunun cevabı, arazinizin imar durumundan büyüklüğüne, yola olan mesafesinden çevresel özelliklerine kadar geniş bir yelpazede şekillenmektedir. Bu rehberde, farklı arazi türlerinde prefabrik ev sahibi olabilmek için yerine getirmeniz gereken yasal yükümlülükleri ve kritik teknik detayları bulabilirsiniz.
İmarlı Arsa ve İmarsız Tarla Arasındaki Temel Yapılaşma Farkları
Prefabrik ev inşa etmeden önce bilinmesi gereken en temel ayrım, arazinin tapuda "arsa" mı yoksa "tarla" mı olarak tescil edildiğidir. Eğer sahip olduğunuz yer bir arsa ise, burası zaten halihazırda belediye tarafından imar planına dahil edilmiş ve konut yapımına uygun hale getirilmiş demektir. Bu durumda ilgili belediyeden imar durum belgesi alarak projenizi onaylatmanız ve ruhsat almanız çok daha kolay bir süreçtir. Ancak tapuda tarla vasfı taşıyan araziler, aslında tarımsal üretim için ayrılmış alanlardır ve bu alanlarda yapılaşma ancak çok katı şartların yerine getirilmesiyle mümkün olmaktadır. Tarlaya prefabrik ev koyma şartları kapsamında en önemli kriter, arazinin imarsız bir alanda bulunması durumunda tarımsal bütünlüğün bozulmamasıdır.
Tarım Arazilerinde Prefabrik Ev İçin Metrekare ve Alan Sınırlandırmaları
Bir tarlaya prefabrik ev yapılabilmesi için mevzuatın belirlediği en keskin sınır, arazinin büyüklüğü ile ilgilidir. İlgili yönetmeliklere göre, tarla vasfındaki bir taşınmazın üzerine yapı inşa edilebilmesi için arazinin toplam büyüklüğünün en az 5.000 metrekare olması gerekmektedir. Eğer tarlanız bu büyüklüğün altındaysa, resmi olarak konut amaçlı bir prefabrik yapı inşa etmeniz yasal olarak mümkün değildir. Ayrıca arazinin 5.000 metrekareden büyük olması, her yerini betonla doldurabileceğiniz anlamına da gelmez. Yapılaşma oranı, arazinin toplam yüzölçümünün yüzde beşini geçemez ve yapılacak olan evin toplam inşaat alanı en fazla 250 metrekare ile sınırlandırılır. Bu kural, tarım arazilerinin konut parsellerine dönüşmesini engellemek ve toprağın verimli kalmasını sağlamak amacıyla titizlikle uygulanmaktadır.
Yola Cephe Şartı ve Ulaşım Zorunluluğunun Yasal Önemi
Tarlaya prefabrik ev koyma şartları arasında metrekare sınırı kadar kritik olan bir diğer husus da arazinin yola olan cephesidir. Yasalar gereği, üzerine yapı inşa edilecek parselin mutlaka kadastral bir yola cephesinin bulunması zorunludur. Eğer arazinizin yola cephesi yoksa veya sadece komşu parseller üzerinden geçiş sağlanabiliyorsa, imar izni almanız imkansız hale gelmektedir. Yola cephe şartının temel sebebi, acil durumlarda itfaiye veya ambulans gibi araçların ulaşımını garanti altına almak ve altyapı hizmetlerinin (elektrik, su, doğalgaz) sağlıklı bir şekilde bölgeye ulaştırılabilmesini sağlamaktır. Yola cephesi olmayan tarlalarda, komşu parsellerden geçit hakkı alınmış olsa dahi yapı ruhsatı verilmesi noktasında ciddi hukuki engellerle karşılaşılmaktadır.
Özel Statülü Araziler: Zeytinlikler ve Sit Alanlarında Prefabrik Yapılar
Her tarla aynı kanunlara tabi değildir; arazinin üzerindeki bitki örtüsü veya bölgenin tarihi değeri kuralları tamamen değiştirebilir. Örneğin, zeytinlik vasfındaki araziler "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun" ile korunmaktadır ve bu arazilerde değil prefabrik ev, bazen küçük bir depo yapmak bile imkansızdır. Benzer şekilde, doğal veya arkeolojik sit alanı içerisinde kalan tarlalarda prefabrik yapılaşmaya kesinlikle izin verilmez. Bu tür özel statülü alanlarda yapılacak olan her türlü izinsiz girişim, ağır hapis cezaları ve geri dönüşü olmayan yıkım kararlarıyla sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle yatırım yapmadan önce arazinin sadece büyüklüğüne değil, üzerindeki kısıtlamalara ve koruma statüsüne de mutlaka bakılmalıdır.
Prefabrik Ev Ruhsat Süreci ve Gerekli Başvuru Evrakları
Prefabrik evler, genellikle "taşınabilir" olarak pazarlansa da imar kanunu nezdinde kalıcı yapılarla aynı statüde değerlendirilir. Dolayısıyla bir tarlaya prefabrik ev koymak istediğinizde, tıpkı betonarme bir villa yapıyormuşsunuz gibi yapı ruhsatı almanız zorunludur. Süreç, arazinin bağlı olduğu belediye veya İl Özel İdaresine başvuru yaparak imar durum belgesi alınmasıyla başlar. Ardından lisanslı mühendisler ve mimarlar tarafından hazırlanan mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin ilgili kuruma sunulması gerekir. Bu projeler onaylandıktan sonra "Yapı Ruhsatı" alınır ve inşaat süreci yasal olarak başlayabilir. Ruhsatsız olarak kondurulan prefabrik evler, uydu görüntüleri üzerinden kolayca tespit edilmekte ve kaçak yapı muamelesi görmektedir.
Altyapı Çözümleri ve Yaşamsal Aboneliklerin Başlatılması
Bir tarlaya prefabrik ev koyma şartlarını yerine getirmek sadece binayı dikmekle bitmez; aynı zamanda yaşamın sürebilmesi için su ve elektrik aboneliklerinin de yapılması gerekir. Kamu kurumları, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgesi (iskan) olmayan hiçbir yapıya resmi elektrik ve su aboneliği vermemektedir. Eğer tarlanız şehir şebekesine uzaksa, foseptik yönetmeliğine uygun sızdırmaz çukur projelerinin onaylatılması ve çevre kirliliğine yol açmayacak sistemlerin kurulması bir mecburiyettir. Güneş enerjisi panelleri veya su depoları geçici çözümler sunsa da yapının tamamen yasal bir statü kazanabilmesi ve değerini koruyabilmesi için tüm bu altyapı süreçlerinin onaylı projeye sadık kalınarak tamamlanması gerekmektedir.


